akcay kordon

ALTINOLUK-GÜRE-AKÇAY-EDREMİT-KALKIM

ALTINOLUK

Bölgenin en gözde tatil yöresi Edremit’e 25 km uzaklıktaki Altınoluk.

Altınoluk orta halli aileler için tercih edilen yazlık tatil yerlerinin başında geliyor. Büyük çarşısı, cafe-bar ve çay bahçeleri akşam yemek sonrası şenlenirken "piyasa vakti" gecenin geç saatlerine kadar devam ediyor. Piyasa gezintisi Altınoluk Meydanındaki dondurmacı Vardar’ın önünden sahil boyu ve Mendirek sonuna dek sürüyor.

Plajlar ise hem ücretsiz hem de güzel. Sezon sonu Eylül ayında uyuyan deniz, dipte gazete okuyacak kadar berraklaşıyor.

Denizi, sahili yanında İda (Kaz) Dağı’na doğru yayılan güzel köyleri ve asıl da bol oksijenli havası ile ünlüdür Altınoluk. Yöre insanlarının "oksijen cenneti" diye adlandırdıkları Çam Mahallesi (Altınoluk’tan 2 km yukarıda) büyük kentlerden kaçan, özellikle solunum rahatsızlığı çeken insanların en çok tercih ettikleri yerler arasında ön sırada.

Düzlükteki yerleşimden İda Dağı’na doğru yükseldikçe eteklerde zeytin, daha sonra çam ağaçları bu efsanevi dağın yamaçlarını sarıyor.

İda Dağı üzerine çok efsane var. Hepsini buraya sığdırmamız olanaksız. Mitolojinin ya da daha sonrasının efsanelerini dinlemekten hoşlanıyorsanız İda Köy Çiftlik Evi’nde (Tel: 0.266.387 34 02) konaklayıp akşam sohbetlerine katılabilirsiniz. İskender bey ve eşi Sema Hanım dağa çeşitli parkurlardan yürüyüşler de düzenliyorlar. Onların konuğu olmasanız da bu gezilere katılabilirsiniz. Ya da bilgi almak için çekinmeden başvurabilirsiniz, yardımcı olurlar.

İda dağına gecelemeli yürüyüş için iki güzergah var. Daha kısa olanı 17 km. ve altı saat kadar sürüyor. Daha az eğimli traktör yolundan çıkış 10 km. daha fazla ve 8 saat sürüyor. Konaklamalı yürüyüş için malzeme gerekiyor. Yürüyüşte Sarıkız ve babasının türbeleri, Kaz Avlusu antik duvar kalıntıları ve çeşmeler görülüyor.

Bölge bol oksijenli havası ve güzel doğası ile yürüyüş için çok uygun. Bir çok başka güzergah da var. Şahindere ve Manastır Deresi’ne doğru yapılan yürüyüşte doğal maden suyu kaynakları, mağaralar; Sebahattin Ali’nin öyküsünü yazdığı Hasan Boğuldu’ya doğru olanda ise dağın dibinden kaynayan Pınarbaşı deresi ve 17 metreden düşen Sütüven Şelalesi ile çevresinde oluşan küçük sevimli gölcükler görülebiliyor. Buz gibi suda yüzmek isteyenler kendilerini suya bırakabilirler.

Doğanın Muhteşem Kliması

Şahinderesi Kanyonu

Altınoluk’u oksijen çadırına dönüştüren etkenlerin başında Şahinderesi Kanyonu geliyor. Bölgede hava değişimi sağlayan kanyon, dağdan çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı iyot kokulu havayı dağa çıkartarak bir çeşit baca görevi görüyor. Karşılıklı hava sirkülasyonunu sağlayan 27 km. uzunluğundaki kanyonun yüksekliği 600 metre. Açık U şekilli aralığı 700 metre civarında. Çevresi şifalı bitki ve otlarla bezeli olan Şahinderesi Kanyonuna Orman İşletme Müdürlüğü’nden izin alınarak giriliyor. Rehbersiz gezmenizi tavsiye etmediğimiz Şahinderesi Kanyonundan 25 km’lik bozuk toprak yol daha ziyade jeep türü araçlara geçit veriyor.

Kazdağları’na güvenli ve verimli bir gezi için bu bölümün sonunda bu gezileri düzenleyen Seyahat Acentaları’na başvurunuz. Kendi başınıza gezmeniz hem yasak, hem de tehlikeli. Sizin için de dağ için de tehlikeli, lütfen uyunuz.

Kanyonda bekleyen sürprizler

Şahinkale’nin kuzeyine gitmek için Avcılar köyünden orman yoluna giriliyor. Ormana giriş izninizi görevli bekçiye gösterip köprübaşından Kışladağı’na varıyorsunuz. Yol üzerinde çok soğuk, kireçsiz, vücut üzerinde çabucak kuruyan suya sahip gölcükler bulunuyor. Bunlardan biri olan Dereçatı mevkiinde yüzebilirsiniz. Bu nedenle yola çıkmadan önce mayo ve havlunuzu yanınıza alın. Su ve kuş sesinden başka ses duyulmayan bölgede pınar suları hayli bol. Dereçatı suyu çiçek ve kekik kokularını da beraberinde getirip, yosunlu kayaların kalbinden akıyor. Biraz ilerdeki pınar ise nane otları arasından aktığı için "Naneli pınar" ismiyle anılıyor. Kanyonda ilerleyen Gücük Burun, Ağlayan Çam, Kestane Deresi, Yörük Pınarı, Selvili Mezarlık, Ayı Kapıları, Damla isimli etapları geçip kabaran iştahınızla Altınoluk’a dönebilirsiniz.

Kanyonun başındaki Bent Otel doğaya uyumlu güzel bir yer. Şahinderesi kanyonunun çıkış noktasında bir yapay bentten dökülen suların yarattığı çağıltı ve serinlik Bent Otel’i çekici kılıyor. Bent Otel işletmecileri Mahmutoğlu kardeşlerden de kanyon ve güzergahınız hakkında bilgi alabilir, dönüşte de burada mola verebilirsiniz. Zaman uygunsa kuş cıvıltıları ve su çağıltıları arasında alabalık yemeyi de unutmayın.

Bent Hotel

Tel: (266) 396 10 70 - 396 15 53

BİR KÖY MÜZESİ

Akçay ile Altınoluk arasında Tahtakuşlar Etnografya Galerisi tabelasını görüp sağa girdiğinizde köyün hemen girişinde bir köy müzesi göreceksiniz. UNESCO’dan özel ödül almış müzede Türkmen kültürünün iş aletlerinden giysilerine, çadırlarından ev gereçlerine kadar yüzlerce ürün sergileniyor. Müzenin kurucusu ve yöneticisi emekli öğretmen Alibey Kudar ve ailesi çevre hakkında bütün sorularınıza cevap veriyorlar. Bir de Kaz Dağı’nın çeşitli dertlere deva otlarını toplayıp kurutuyorlar. Melisa, kandil çayı, karabaldır gibi hoş adları da olan otlardan küçük bir bedel karşılığı satın alabilirsiniz. Değişik otlardan oluşmuş pakette her otun üzerinde nasıl kullanılacağı ve neye yaradığı belirtiliyor. ( Kazdağları’nın şifalı otları ile ilgili geniş bilgiyi biraz sonra okuyacaksınız. ) Ayrıca elişi giysiler, takılar da alabilirsiniz. Alibey Kudar hoşsohbet ve çevreyi çok iyi tanıyor, yörenin bütün efsanelerini ondan dinleyebilirsiniz. Bir resim galerisi ve kütüphanesi de bulunan Müze haftanın her günü ve günün her saati açık. (Tel: 0.266.387 33 40 ) Küçük bir ücretle gezebilirsiniz, değer doğrusu.

KAZ DAĞININ YAMAÇLARI

Kaz Dağı eteklerindeki başka köylere de benzer bir ilgi var. Yörenin temiz ve bol oksijenli havası, denize yakın, kıyının kalabalığından uzak oluşu ve serinliği kentlerden bunalan insanları çekiyor.

AYIDERE, SÜTÜVEN, HASANBOĞULDU

Kaz Dağı yamaçlarında bulduğunuz her yoldan arabanızla, her patikadan yürüyerek yamaçlara doğru çıkabilirsiniz. Bir dönemeçte, bir tepenin ardında saklanmış bir sürprizle karşılaşırsınız mutlaka. Güzergahlardan bir kaçını tanıtalım.

Altınoluk - Edremit karayolunun 20. km’sinden sola, dağa doğru Zeytinli Köyü sapağından girin, 2 km. sonra köyü göreceksiniz. Köyün dağ yönündeki çıkışından Türkmen köyü Mehmetalan’a devam edip burayı da geçtikten sonra 12. km’deki köprüye ulaşacaksınız. Köprünün ötesi Ayıderesi. Kaz Dağı’ndan kaynaklanan dere boyunca yürüyüş çok keyifli. Küçük şelaleler yaparak vadinin kıvrımlarından akıp giden derenin çevresinde buz gibi suları ile çeşmeler göreceksiniz. "Misafir Sofrası" denilen büyük bir kayanın üzerindeki düzlükte 20 kişilik piknik sofrası kurulabilir. Sofra bir seyir terası gibi şelalenin ve çevrenin manzarasını görüyor. Köprüden Bigadiç’e kadar devam eden toprak yol otomobille gidenler için pek elverişli değil. Jeeple veya yürüyerek devam edenler Beypınarı, Elifkızı gibi hoş şelaleler, güzel piknik alanları görme şansına sahip olacaklar. Rastlayacağınız köylülere çekinmeden yol sorabilirsiniz. Çevrenin insanı sevecenlikle yardımcı olacaktır.

Zeytinli Köyü’nün çıkışındaki dar köprüden hemen sonra sola dönerseniz 3 km. sonra Beyoba Köyü’ne, köyün girişinden sola inen toprak yolu izlerseniz 2 km. sonra da sekiz metre yükseklikten düşen Sütüven Şelalesi’ne ulaşırsınız. Çevresi piknik alanı olarak düzenlenmiş şelalede Orman İşletmesi bir de tesis inşa ediyor.

Derenin karşı tarafından patika yolu izleyerek bir Km. ilerlediğinizde yörede ayrıntıları değişen hikayelerini dinleyeceğiniz Hasanboğuldu’yu görüyorsunuz. Aşık olduğu kıza kavuşmak için sırtında kocaman bir çuval tuzu dağa çıkaran Hasan’ın öyküsünü kime sorarsanız anlatır. (Meraklısı Sabahattin Ali’nin öyküsünü okuyabilir.) Şelalenin serinliğine ve aşağıdaki gölcüğün güzelliğine bırakın kendinizi. Gölcükte Hasan’ın boğulduğunu unutup yüzebilirsiniz. Pek bir tehlikesi yok, suyun soğukluğundan ürkmezseniz. Gölcükte çok da balık var. Bir küçük olta ile şansınızı deneyebilirsiniz.

GÜRE

Kaz Dağı’nın eteklerindeki kaplıca merkezi Güre’de eski sokaklar, evler ve buz gibi sular akan çeşmeleri ve 1880 yapımı camisi karşılar konukları. Asırlık iki depo restore edildi. Ünlü mimar ve yazar Cengiz Bektaş’ın yaptığı bin kişilik anfitiyatrolarında düğünlerini yapıyorlar.

Güre eski çağlardan beri bilinen bir kaplıca merkezi. 64 derecedeki kaplıca suyu ile Roma döneminden kalma Afrodit Termal Tesisleri (Tel: 266.384 19 78) belediyeye ait. Banyolu odaları ve günübirlik yararlanmak için soyunma ve dinlenme imkanı olan genel banyoları bulunuyor. Günübirlik yararlanmak için resepsiyondan sıra numarası alıp kafeterya veya lokantada bekleniyor. Sırası gelen anons ediliyor.

Homeros’un destanında "Bin Pınarlı İda" diye anılan dağın birçok yerinde çaylar, çavlanlar keşfedebilirsiniz. Pınarbaşı bunların en bilinenidir. Güre’ye girmeden Taş Köprü’den sola dönüp 3 km. ilerlerseniz söğüt, kavak, çınar ağaçları ve havayı serinleten çayı ile güzel bir piknik yerine ulaşmış olursunuz.

Güre’de bir kahveye oturup sorarsanız bizim anlattığımızdan birazcık farklı bir Sarıkız efsanesi daha dinleyebilirsiniz.

Sultan Mehmet’iin İstanbul’u kuşatmaya hazırlanırken gemilerinin ağacını Kaz Dağı’ndan sağladığı ve bugün çevrede oturan Tahtacıların bu iş için Toroslar’dan buraya getirildikleri anlatılıyor. O dev ağaçlar yanıp kül olmuşlar çoktan. Yenileri büyüyor ve yoketmezsek doğa gene gemiler yapacak ağaçlar yetiştirecek.

KAVURMACILAR KÖYÜ

Güre’nin hemen üst tarafındaki Kavurmacılar Köyü efsanelere konu olmuş Sarıkız’ın köyüymüş. Her yıl Ağustos ayında köyde kurbanlar kesiliyor, keşkek dövülüyor, pilav ve nohut pişiriliyor. Çevre köylerden ve tatilcilerden kim katılırsa misafirdir. Hepsine izzet ikram gösteriliyor. Yemek üzerine şerbetler içiliyor. Sarıkız’ın ruhuna mevlüt okunduktan sonra köyün kocamış çınarı altında namaza duruluyor. Kaz Dağı’nın eteklerindeki diğer köyler gibi Kavurmacılar’ın çevresi de ağaçlık, yeşillik. Suları bol ve güzel.

Kaz Dağları üzerinde

Ege’den Marmara’ya

Kaz Dağları’nı aşarak Kalkım ve Yenice üzerinden yapılacak yolculuk Ege’den Marmara Denizi’ne dağ yolundan ulaşmanızı sağlayacak. Yolculuğu sadece bir yerden bir yere gitmekten ibaret sayanlara önermiyoruz. Ama yolun her anında yeni bir şeyler görebilen, yeni kokular duyabilenlere bu yolu öneriyoruz. Normal binek otosuyla yapılabilecek bir yolculuktur bu.

Edremit’in içinden kuzeye, Kalkım yoluna gireceksiniz. Kalkım Bucağı - Yenice - Çan yolunu izleyerek Biga’ya ulaşacaksınız. Biga’dan az sonra Çanakkale-Bursa karayolundasınız.

Edremit’ten 10 km. uzaklaştığınızda zeytinlikler yerini çamlara bırakmaya başlayacak. Bitki örtüsünün değiştiğini hemen farkedeceksiniz.

Kaz Dağlarına doğru asfalt yolu tırmandıkça bitki örtüsündeki değişim de devam edecek. 25 Km. yolaldığınızda denizden 900 metre yükseklikteki Hanlar yöresinde yemek molası veriliyordu. Köyler anlaşamadı ve yıkıldı. Arazi aracıyla yolculuk edenlere, ( yazın arabasını esirgemeyen herkese ) burada bir sapma yapıp sola dönerek dağın zirvelerinden Eybek Dağı’na çıkmalarını öneriyoruz. Zirvede Kazdağı Göknarı ve mesire alanı göreceksiniz.

Hanlar’dan 10 Km. sonra Milli Parklar Dinlenme Tesisleri’ne ve buradaki Geyik Çiftliğine ulaşılıyor. Tel örgülerle çevrili koruma alanında her zaman geyikleri görebilirsiniz.

KALKIM

Şimdi "bu dağbaşında ne arıyorum ?" diye bir soruyu aklından geçirenlere Kaz Dağları’nın gezginlerine hep sunduğu sürprizlerden birinden sözedelim. Dağbaşında bir yüzme molasına ne dersiniz? Yok, derede falan değil, yüzme havuzunda. Orman içinde geniş bir araziye kurulu İliada Hotel’de. Bisikleti, binicilik, balıkçılık, avcılık, doğa yürüyüşü veya jeep safariden sizin ilginizi çeken varsa İliada Otel’e başvurun. ( Tel: 286. 484 77 78 )

Kalkım yakınında bir de kaplıca var. Hıdırlar Kaplıcası’nın 90 dereceyi bulan suyu şifalı. İki de alabalık çiftliği göreceksiniz.

Kalkım’dan sonra Hamdibey’i 8 Km. kadar geçince yol ayrımı var, sola dönerseniz Yenice - Çan yolunu izlerseniz. Sağa dönerseniz Balya üzerinden Edremit - Balıkesir anayoluna çıkarsınız. Biz birinci yola devam etmenizi öneriyoruz. Yenice’yi görünce şaşıracaksınız, gerçekten şaşılacak kadar düzenli bir yerleşim. Bu düzenlilik bir talihsizlikten geliyor.

Yıllar önce bir depremle yıkılıp yeniden yapıldı. İlçe merkezinde bir Etnografya Müzesi de var. Her yıl Haziran ayının ilk cumartesi günü "doğa yürüyüşü" yapılmaktadır. Konaklamak isterseniz bir otel de bulacaksınız. Çan ise bir seramik merkezi. Atölyeleri gezebilir ve birşeyler alabilirsiniz. Çan’dan Biga’ya, oradan da kuzeye 20 Km’lik yolla Karabiga’ya, Marmara sahiline çıkabilirsiniz.

BİGA

Biga’da bir mola vermek ya da konaklamayı düşünürseniz, Köşdere Otel’i bir seçenek olarak gündeminizde olsun. (Tel: 286. 316 58 78)

170 Km. kadar tutan bu dağ yolu yağmurların azaldığı bahar günü size çok güzel bir gün geçirtecek. Ormanın yanısıra binbir çeşit kırçiçeği göreceksiniz. Bir denizden çıkıp ötekine ulaşacaksınız. Kalkım’da konaklamalı bir gezi yaparsanız aceleye getirmemiş olur, daha çok keyif alırsınız.

İsterseniz bu geziyi Marmara kıyısından başlatarak bizim anlattığımızın ters yönünde de yapabilirsiniz. İstanbul Yenikapı’dan hızlı feribotla ( Tel: 216. 362 04 44 Bandırma’ya, oradan Kalkım’a ( 2 saat ) giderek yapabilirsiniz.

Kazdağları(Bin Pınarlı İda) mitolojide çok öyküye konu olmuş. Gerçekten efsanevi bir dağ. Biz size nisbeten düzgün ve meskun bir güzergah anlattık.

Maceralı bir yolculuğa ve sürprizlere meraklı olanlara ve tabii sizi yolda bırakmayacak iyi bir araçla seyahat edenlere önerimiz ise biraz rasgele yolculuktur.

Bölgede gördüğünüz her köye uğrayabilir, kahve molası verip köylülerle sohbet edebilirsiniz. Bölge insanı çok cana yakın, konuksever ve yardıma hazır. Size yüzlerce yıllık, Roma İmparatorluğu zamanında dikildiği söylenen çamları, şifalı otları bulabileceğiniz yerleri tarif edecek, dahası yanınıza düşüp götüreceklerdir.

Bölgede köyden köye, hatta anlatandan anlatana değişen efsaneleri de dinlemiş olursunuz. Sebahattin Ali bu yörede köylülerden dinlediklerinden koca bir roman yazmıştı.

AKÇAY

Edremit’ten çıkıp Çanakkale’ye yöneldikten kısa bir süre sonra Akçay çıkacak karşınıza. Akçay’ın merkezi karayolundan 3 km içeride ve deniz kenarında. Akçay ikinci konutçuların tatil kenti olarak hızla büyüdü. Kentin yaz nüfusu ile kış nüfusu arasında çok fark var. Deniz temiz, konaklayacak çok sayıda otel, pansiyon ve tatil köyü bulunuyor.

EDREMİT

Çanakkale-İzmir yolu üzerinde ve Çanakkale’ye 91 km. uzaklıktaki Edremit, Kurşunlu Cami (1231), Eşref Rumi Camisi ve Emir Ali Türbesi gibi tarihi eserler yanında bir de müzeye sahiptir. Şehir Kütüphanesi içindeki müzede Hellenistik, Roma, Bizans Selçuklu ve Osmanlı dönemi eserleri ile zengin bir silah koleksiyonu var. Antandros antik kenti kazılarında bulunan tunç vazo üç bin yıllıktır. Müzede Kadiri tarikatına ait eşyalar ve giysiler de bulunmaktadır.

Edremit’in Akçay-Altınoluk arasındaki sahil şeridi kilometreler boyunca otel, pansiyon ve yazlık evlerle doludur. Sahil boyunca kuzeye doğru uzanan yazlıklar karayolu ile deniz arasını kapattığından yol boyunca ilerlerken deniz kıyısından gittiğinizi göremezsiniz. Hem bu nedenle, hem de kendi güzelliğinden dolayı sık sık Kazdağlarına doğru girmenizi öneriyoruz. Güzel havası ve doğası yanında deniz manzarası da sunuyor ziyaretçilerine. Yöre insanlarına sorarsanız buranın dünyanın öksijen cenneti olduğunu söyleyeceklerdir.

İDA (KAZ) DAĞI’NIN ETEKLERİNDE

Kaz ( İda ) Dağları, Edremit, Altınoluk, Akçay, Güre yörelerinin hazırlanmasındaki katkılarından dolayı Sayın Erinç Ersöz’e ve Mesut Mahmutoğulları’na teşekkürlerimizle.

Efsaneleri ile ünlü Kaz Dağlarına çıkarken birbirinden güzel şelaleler ve göletler göreceksiniz. Jakuzi tesirli şelalelerin altında yıkanıp dinçleşmek isterseniz mayonuzu yanınıza almayı unutmayın. Buz gibi sularıyla sütüven şelalesi en çok rağbet gören yerlerin başında geliyor.

Akçay

İDA’DA DÜNYANIN İLK

GÜZELLİK KRALİÇESİ

SEÇİMİ

Kral Priamos’un bir kuşkuyla dağda ölüme terkettiği oğlu Paris bir ana ayı tarafından emzirilerek kurtarılır, büyüyüp yaman ve güzel bir delikanlı olur.

Bir gün güzeller güzeli tanrıçalar Hera, Athena ve Aphrodite arasında kimin en güzel olduğu konusunda kavga çıkar. Kavgayı çözümlemek üzere Zeus Paris’i görevlendirir. Paris birbirinden güzel üç kadın arasında seçimi nasıl yapıp, elmayı kime vereceğini düşünürken belki de dünyanın ilk rüşvetlerinden biri de devreye girer: Hera, Asya ve Avrupa krallığını; Athena savaşta dünyanın en büyük yiğidi olmayı ve insanüstü bir aklı vadederler. Aphrodite ise "Benden sana en güzel kadının sevgisi" der. Paris krallığı, kahramanlığı bir yana itip sevgiyi seçer ve Aphrodit’e uzatır elmayı. Böylece dünyanın ilk güzellik kraliçesi seçimi sonuçlanır.

BİR TÜRKMEN EFSANESİ:

SARIKIZ’IN ÖYKÜSÜ

Bu da bir Türkmen söylencesi. Bütün söylenceler gibi farklı farklı anlatılıyor. Biz birini aktaralım:

Dağlarda kendisi koyun, kızı da kaz çobanlığı yapan bir garip adem yaşlanır ve kızını bir aileye emanet ederek hacca gider. Hac dönüşü kızı hakkında çekemeyenlerin dedikodularını duyar. Baba kızını canına kıymak için dağa götürür. Yolda köylüler hakaret edince kız "Suyunuz soğuk, kızınız kavruk" olsun diye ilenir. Tepeye çıkarlar. Baba abdest almak için su ister kızından, kızın verdiği su tuzludur. Dağın tepesinden uzanıp denizden doldurmuştur tası. Baba kızının erdiğini anlar, çok üzülür, pişman olur. O sırada dağın üstüne kocaman kara bulutlar çöker. Bulutlar kalktıktan sonra gelen çobanlar babayı ve kızı ölmüş bulurlar. Babanın öldüğü yere Baba Dağı, kızının öldüğü yere Sarıkız Tepesi derler ve türbe yaparlar. Türkmenler halen Sarıkız Tepesi’ne gidip kurban keserler, adak adarlar.

KAZ DAĞI’NIN ŞİFALI OTLARI

Edremit Körfezi’nin zeytininin ve zeytinyağının ününü herkes bilir de Kazdağları’nın şifalı otlarını bilmeyenler vardır diye hatırlatalım dedik. Kazdağının eteklerinde bir tatil yöresine giderseniz yolunuz mutlaka dağlara doğru düşecektir. Binbir efsanesiyle, zeytinlikleri ve çam ormanlarıyla Kazdağlaları sizi çağırır zaten. Kazdağlarında yapacağınız gezi sırasında şifalı otlar toplayabilirsiniz. Dahası sadece ot toplamak için dağda dolaşabilirsiniz.

Önce bulabileceğiniz yüzlerce şifalı ottan başlıcalarını kısaca tanıtalım:

Kuşburnu, ısırganotu, mor kekik listenin başlarında yer alıyor. Isırgan otu çoğunuzun bildigi ısırgan. Son yılların gözde şifalısı. Enerji, vitamin takviyesi yanında mide, barsak, böbrek, ramatizma, gut yanında kansere karşı da kullanılıyor. kepekli saçlara da iyi geliyor.

Oğul otu, sinir sistemi bozukluklarından doğan hastalıklara; Sığır kuyruğu solunum yolu hastalıklarına iyi geliyor. Avrupa’da zadece bitkilerden hazırlanan ve kimyasal katkılar olmayan ilaçlardan başka ilaç vermeyen doktorlar ve satmayan eczanelerin gittikçe çoğaldığını hatırlatalım. Üstelik atalarımızın binlerce yıllık deneyimlerine de kulak vermekte yarar var. Hekimliğin piri Lokman Hekim’in de kulaklarını çınlatalım.

Papatya, rezene tohumu, adaçayı, yabani nane ve daha bir çok ot çeşidi sizi bekliyor.

Kentlerde büyüyüp otları bırakın tanımayı hiç görmemiş olan Kazdağı konuklarına özel turlara katılmalarını öneririz. Üstelik Kazdağlarında gezmek izne bağlı. Kendi başınıza çıkmanız yasak. ( Bu yasağa kızanlara hem doğanın hem de insanların korunması için bu tür planlamaların gerektiğini düşünmelerini öneririz.)

Bu konuda bölgede faaliyet gösteren iki seyahat acentasını arayabilirsiniz. Mare - Monte - ( Mare Monte Hotel - Erinç Ersöz ) Altınoluk / Edremit Tel: (266) 396 17 30 İstanbul’dan da turlar düzenleniyor.

Yakamoz- Bent Hotel -Altınoluk / Ufuk Hanım ve Osman Bey Tel : ( 266 ) 396 15 53 - 396 10 70

Ben dağlara tırmanmadan bu otları nasıl bulurum diyenler ise Türkiye’nin ender köy müzelerinden biri olan Tahtakuşlar Müzesi’ne başvurabilirler. Alibey Kudar Tel : ( 266 ) 387 33 40. Bu özel müzede Kazdağlarının şifalı otlarını küçük bir bedel karşılığında satın alabilirsiniz. Üstelik kullanım tarifleri ile birlikte. ( Altınoluk sayfalarımıza bakınız.)

Yöre halkının "Gülen Amca" diye çağırdığı İbrahim Arısoy tam bir şifalı otlar uzmanı. Babası Memiş Hasan’dan devralmış mesleği. Telefonu (266) 396 05 28

   

İDA (KAZ) DAĞI'NIN ETEKLERİNDE

 

 

 

Çam Mahallesi'nden Altinoluk sahilleri böyle görünüyor.

 

Altınoluk'ta Dondurmaci Vardar'in sakızlı ve tarçınlı dondurmanin tadına bakmadan geçmeyin.

 

Şahinderesi Kanyonu girisinde Bent Otel ve Restoran

 

Tahtakuslar köyünde bir müze bekliyor sizi. Hayal degil gerçek.

 

Şahinderesi Kanyonu dogal klima görevi görüyor. Oksijen bol, rutubet neredeyse hiç yok.

 

Efsaneleri ile ünlü Kaz Dağlarına çıkarken birbirinden güzel şelaleler ve göletler göreceksiniz. Mayonuzu unutmayın.

 

Kazdağları’ndan denize doğru böyle bir çok dere akıyor.

 

Ağlar toplanmış, balıkçılar dinlenmeye çekilmiş.

 

Bölgenin zeytinlerinden almayı unutmayın

 

Güre’de mesire yeri

 

Edremit Gömeç’te Atatürk Kayaları adı verilen kayalıklar, Atatürk silüeti görüntüsüyle etkileyici

 

Kaz Dağları bir doğa parkı. İnanılmaz güzellikler sunuyor, her adımda.

 

Akçay

 


Yorum Yaz